fbpx

Tüp Mide (Gastric Slevee) Ameliyatı Nedir?

Tüp mide (mide küçültme) ameliyatı, obezite ve metabolik cerrahide uygulanan yöntemlerden biridir. Operasyonda mide, hacim olarak küçültülür. Ameliyat sırasında midenin büyük bir kısmı laparoskopik cerrahi operasyonla alınır. Geriye kalan midenin görüntü olarak tüpü andırmasından dolayı işlemin adı tüp mide ameliyatı olarak geçmektedir.

TÜP MİDE OPERASYONU NASIL GERÇEKLEŞTİRİLİR?

Çeşitli nedenlerle aşırı kilo sorunu yaşayan, bu sebeple sağlıkları ve hayatları ciddi şekilde olumsuz etkilenen kişilere mide küçültme ameliyatları uygulanabilmektedir. Bu amaçla yapılmakta olan birçok obezite ve metabolik cerrahi operasyonu mevcuttur. Gastric Sleeve (Tüp Mide) de bu yöntemlerden biri olarak karşımıza çıkmaktadır. 

İşlem, hasta genel anestezi etkisi altına alınarak uygulanır. Operasyon, laparoskopik cerrahi yöntemlerle yürütülür. Karın üzerinde yapılan küçük kesilerle açılan deliklerden, cerrahi aletlerle ve cerrahi izlem kamerasıyla içeri girilerek yürütülür. Operatör, cerrahi izlem kamerasının bir ekrana yansıttığı görüntüleri izler, ameliyatı bu şartlarda yapar. İşlem sırasında hastanın midesinin yaklaşık %80’i alınır. 

Operasyon esnasında, midenin “fundus” bölgesi çıkartılarak alınır. Geriye kalan midenin şekli tüpü andırır, işlemin adı da buradan gelmektedir. Fundus bölgesi alındıktan sonra, bu bölgeden salgılanan “Ghrelin” isimli hormon da otomatik olarak ortadan kaldırılmış olur. Ghrelin, kişiye açlık hissini veren hormondur. Bu hormonun yokluğu durumunda açlık hissi azaltılarak, kişinin kilosunu koruması sağlanır.

Operasyon süresi yaklaşık 1 saat civarında seyreder. İşlem sonrasında kişiler, ortalama 2 gün hastanede izlendikten sonra taburcu edilmektedirler.

GASTRİC SLEEVE (TÜP MİDE) OPERASYONU KİMLERE UYGULANABİLİR?

İşlem, kişilerde büyük oranda kilo kaybı sağlayan bir yöntemdir. Ancak bu ameliyat estetik kaygı güdülerle gerçekleştirilmez. Diyet, spor ve yaşam tarzı değişikliğine rağmen kişinin aşırı kiloları sağlığını olumsuz etkileyecek durumdaysa tüp mide cerrahisine başvurulmaktadır. Kişilere gerekli test ve kontroller doktor tarafından yapıldıktan sonra ameliyatın yapılması düşünülebilir. Operasyon, çeşitli şartları sağlayan insanlara uygulanabilir. Bu şartlardan bazıları:

  • Beden kitle indeksi ölçüm değerinin 40 ve üzerinde olması
  • Beden kitle indeksi (BKİ) değerinin 35 ile 40 arasında olması, ayrıca kişinin buna eşlik eden kronik bir hastalığa (diyabet, yüksek tansiyon gibi) sahip olması
  • Operasyonun gerçekleşmesi için gerekli sağlık durumuna sahip olması

Bu şartlardan en az birine sahip olan 18-65 yaş arasındaki kişiler, doktorlarının gerekli görmesi halinde gastric sleeve (tüp mide) ameliyatı olabilirler. Bazı özel durumlarda her yaş grubuna operasyon uygulanabilmektedir.

KİMLERE BU AMELİYATIN YAPILMASI UYGUN DEĞİLDİR?

Bazı durumlarda kişi operasyon yapılmasına uygun kilo değerlerine sahip olmasına rağmen ameliyat yapılması bu kişiler için uygun olamayabilmektedir. Bu duruma birçok etken yol açabilmektedir. Bu etkenlerden birkaçı:

  • Kişinin kanser hastası oluşu
  • Alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı 
  • Hastanın, operasyon sonrası süreçte gerekli diyet ve egzersizleri uygulayamayacak olması
  • Bireyin, ameliyatı kaldıramayacak bir bünyeye sahip oluşu
  • Ciddi derecede metabolik ve hormonal bozukluklara sahip olması

Bu etkenlerden birine veya birkaçına sahip olan insanlara, mide küçültme amacıyla yapılan gastric sleeve operasyonu uygulanamaz.

GASTRİC SLEEVE YÖNTEMİNİN KİŞİNİN KİLO VERMESİNDEKİ KATKILARI

Yöntem uygulanan kişilerde, ilk 2 yıl içerisinde fazla kilolarının (excessive weight)  yaklaşık %60 ila %70’i civarında kilo kaybı gözlenebilir. BKİ’si göreve daha yüksek olan kişilerde, verilen kilo da artmaktadır. Ameliyat, kişinin bazı hormonlarına da etki edebildiği için metabolizmayı da olumlu etkileyebilmektedir.

İlk 5 yıl içerisinde ise %60’a varan bir kilo kaybı görülebilmektedir. Ancak doktor ve diyetisyenin önerilerine dikkat etmeyen hastaların %20-25’inde operasyon sonrasında tekrar kilo alma ihtimali bulunmaktadır. Bu sebeple, doktorun düzenli kontrolü ve hastanın ameliyat sonrası verilen diyet, egzersiz ve yaşam biçimine uyum sağlaması büyük önem arz etmektedir.

AMELİYATIN RİSKLERİ NELERDİR?

Her cerrahi operasyonun riskleri olabilir, ancak bunlar göz ardı edilebilecek ufak risklerdir. Tüp mide ameliyatında da çok düşük oranlarla bazı sorunlar meydana gelebilmektedir. Bu sorunlar:

  • Emilim Bozuklukları
  • Kanama ya da kaçak oluşumu (%1-2 civarı bir ihtimalle)
  • Enfeksiyon oluşumu

Ancak her ameliyatta bu tarz risklerin varlığı söz konusudur. Diğer ciddi ameliyatlarla kıyaslandığında az riskli bir operasyon olduğu görülecektir. Risk düzeyi hemen hemen safra kesesi ameliyatının risk düzeyi kadardır. Ameliyat sonrası bu tarz sorunların meydana gelebilmesi ihtimali, hastanın yaşı ve kilosuyla doğru orantılı olacak şekilde artış göstermektedir.

Operasyonun Kişiye Sağladığı Avantajlar Ve Dezavantajlar

Ameliyat, kişiye pek çok yönden avantaj sağlamakta olup, hastalar için az sayıda dezavantajı bulunmaktadır. Diğer ameliyatlarla kıyaslandığında bu dezavantajların daha az olduğu görülebilir.

Operasyonun bazı avantajları:

  • İşlem, diğer yöntemlere göre daha kolay uygulanabilir ve güvenilirdir
  • Ghrelin hormonu salgılanması durdurularak iştah hissi azaltılabilir
  • Besinlerin doğal akış yönü, anatomik yapı korunur
  • Kişilerde kilo kaybının önü açılır
  • Hastaya eşlik eden diğer kronik hastalıklarda da olumlu seyir gözlenebilir

Bu avantajlar, hastalara sağlıklı bir yaşamın kapısını aralamaktadır. Ancak her operasyonda olduğu gibi tüp mide operasyonunda da belirli dezavantajlar bulunmaktadır. 

Bunlar:

  • Operasyon, geriye dönüşümsüzdür
  • Diğer mide küçültme ameliyatlarıyla kıyaslandığında üstün ve altta olduğu alanlar bulunmaktadır.

Sleeve Gastrectomi İşlemi Sonrası Ağrılar Olur mu, Operasyonun İzleri Kalır mı?

İşlem, küçük kesilerden açılan delikler aracılığıyla gerçekleştirildiği için estetik görünüm açısından da hastalara çok büyük avantaj sağlamaktadır. Ameliyat sonrası birkaç ay içinde izler görülemez hale gelir. Oluşan izlerin tamamen görülemez hale gelmesi için krem tedavisi uygulanabilir, bu da hastadaki izleri ortadan kaldıracaktır.

Operasyon laparoskopik olarak uygulandığı için işlem sonrası hastalarda oluşan ağrı, diğer açık ameliyatlara oranla daha azdır. İşlemden sonra hastalarda oluşan ağrı, kişinin ağrı toleransına ve çektiği ağrının düzeyine göre doktor tarafından ağrı kesici verilerek önlenir. Hastanın ağrı çekmemesi için gereken her türlü önlem alınır.

TÜP MİDE AMELİYATI SONRASI İYİLEŞME SÜRECİ

Operasyon sonrası hastaya kaçak testi yapılır ve herhangi bir kaçak olup olmadığı araştırılır. İşlem uygulanan her hasta, hastanede 2-3 gün izlem altında tutulur. Taburcu olduktan sonra kişi eğer karın ağrısı veya sebebi belli olmayan ateş şikayetlerine sahipse, vakit kaybetmeden doktora başvurmalıdır. 

Operasyon laparoskopik olarak yapıldığı için, tam anlamıyla bir bakım gerektirmez. Hastanede kaldığı süreç içerisinde de kişi kendi bakımını kendisi üstlenebilir. Masa başı işlerde ameliyat sonrası dönüş süresi yaklaşık 1 haftadır. Hasta eğer yüksek derecede efor gerektiren bir işte çalışıyorsa işe dönme süresi 1 ayı bulabilmektedir. 

Ameliyatın tam anlamıyla başarılı olması için, hastanın doktorun önerdiklerini yerine getirmesi gerekmektedir. Bu öneriler, yapılmaması gerekenlerle birlikte diyet, egzersiz gibi tavsiyeleri içerebilir. Hastalar, doktorların belirledikleri dönemlerde kontrollerini olmalıdır. Böylece ameliyatın gidişatı, operasyon sonrasında da yakından takip edilebilir.

İŞLEM SONRASI BESLENME VE EGZERSİZ

Tüp mide ameliyatından tam verim alabilmek ve operasyon sonrası kilo alımlarını engellemek için doktorun yazdığı diyete uymak gerekmektedir. Ana öğünler haricinde tüketilen yüksek kalorili ara atıştırmalıklar olumsuz etkilere sebep olabilir. Bu yüzden bu atıştırmaların önüne geçilmelidir.

İşlemden üç ay sonra egzersizlere başlanılabilir. Ancak bu egzersizler kişiyi çok zorlayıcı düzeyde olmamalıdır. Daha fazla kilo verebilmek amacıyla, doktorun verdiği egzersizlerin dışında fazladan ve yorucu egzersizler yapılmamalıdır. Kaldırılan çok ağır ağırlıklar veya yüksek tempolu kardiyo egzersizleri istenen sonuçların elde edilmesini engelleyebilmektedir.

İlgili Yazılar

Takip Et

913BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
46AboneAbone Ol

Basında Biz

Cerrahlar bir araya geldi. Prof.Dr.Ahmet Ziya Balta

25. Selı̇m Anorektal Hastalıklar Kursu Zonguldak’ ta Yapıldı...Türk Kolon ve Rektum Cerrahisi Derneğinin (TKRCD) 25.sini düzenlediği Selim Anorektal Hastalıklar Kursu 24 Kasım’da Zonguldak Bülent Ecevit...

Gebze Medar’dan Doç.Dr.Balta Obezite Cerrahisini Anlattı

Günümüzün geleceğin en önemli rahatsızlıklarından biri olan obezite Kocaeli TV ekranlarında yayınlanan sağlık ve yaşam programı Yaşama Dair’de konuşuldu. Gebze Medar Hastanesi'nde görev yapan...

Kasık Fıtığı Neden Oluşur? Belirtileri Nelerdir?

Kasık fıtığı nedir?Karın içi organların (özellikle barsaklar) kasık bölgesindeki zayıf noktalardan dışarı doğru çıkmaya çalışması sonucunda oluşan şişliklere kasık fıtığı denir. Karın içi organlara...

Dikkat! Kasık fıtığı ihmale gelmez!

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Sultan Abdulhamid Han E.A.H Genel Cerrahi-Bariatrik ve Metabolik Cerrahi Uzmanı Ahmet Ziya Balta kasık fıtığı ile ilgili bilinmesi gerekenleri aktardı.Kasık fıtıkları erkeklerde...

Kasık fıtığı tedavisi ihmal edilmemeli

Kasık fıtığının erkeklerde kadınlara oranla 8 kat fazla görüldüğünü dile getiren Genel Cerrahi Bariatrik ve Metabolik Cerrahi Uzmanı Ahmet Ziya Balta, kasık fıtığı ile...

Son Yazılar

Merhaba!
Muayene ve Bilgi için Ulaşıyorum.