fbpx

Hemoroid (Basur) Nedir? Belirtisi ve Tedavisi

Hemoroid (Basur) Nedir?

            Kalın bağırsağın son kısmı (rektum) ve makat çevresinde bulunan toplardamarların bacaklarda ortaya çıkan varis gibi şişmesi ve sarkmasıyla oluşan hastalık durumuna hemoroid denir. Halk arasında basur ya da mayasıl gibi isimlerle de bilinmektedir. Sıklıkla neden kaynaklandığı bilinemeyen hemoroid, yetişkinlerin yaklaşık dörtte birinde görülebilmektedir ve artan yaşla birlikte görülme sıklığı da artmaktadır. Tıpkı varis hastalığında olduğu gibi sıklıkla oturarak ve ayakta hareketsiz çalışan kişilerde görülme riski yüksek olan hemoroid hastalığı, kişinin yaşam kalitesini ileri derecede etkileyen önemli bir hastalıktır.

Neden olur?

            Hemoroidler normal insan anatomisinin bir parçasıdırlar. Makat bölgesinde dışkılamayı ve istemsiz gaz çıkışının kontrolünü sağlayan bir doku olarak bulunmaktadırlar. Hemoroid hastalığında, damarlarla kaplı bu doku varis gibi şişerek dışarıya doğru sarkma göstermektedir. Bu damar şişmeleri ve doku sarkmalarının nedeni tam olarak bilinmese de bazı faktörlerin bu hastalığın ortaya çıkmasında etkisi bulunmaktadır. Temel oluşum mekanizmasında uzun süreli kabızlık ve buna bağlı oluşan tuvalette uzun süre zaman geçirmek yer alır. Karın içi basıncını arttıran obezite, gebelik, aşırı ıkınma gibi durumlarda hemoroid damarlarında geri dönüş azalır ve hemoroid dokuları şişerek sarkmalar gösterebilir. Bunlarla birlikte ileri yaş, egzersizden uzak sedanter yaşam tarzı, sürekli oturur halde zaman geçirmek, binicilik, bisiklet sürmek gibi spor aktiviteleri ve sürekli oturarak gerçekleştirilen meslekler, aşırı alkol alımı ya da baharatlı yiyecekler tüketilmesi de hemoroid oluşumunu kolaylaştıran etkenler arasında sayılabilir.

Belirtileri nelerdir?

            Hastalığın yerleşim yerine ve evresine göre hemoroid belirtileri değişiklik göstermektedir. Kanama hastalığın en sık görülen belirtisidir. Bununla birlikte makat bölgesinde kaşıntı, dışkılama esnasında ve sonrasında ağrı, makat çevresinde akıntı ve ıslaklık gibi farklı semptomlardan da hastalar şikayetçi olabilmektedir. 

Dış Hemoroid belirtileri?

            Makat dışına sarkmış basur çeşidi olan dış hemoroid, ıkınma, zorlanma ve dışkılama sonrası temizlenme sırasında kötüleşebilir. Dışkıda kan görülmesi en sık görülen belirtidir. Ancak makat etrafında ortaya çıkan şiddetli kaşıntı ve rahatsızlık hissi, oturmakla artan ağrı, makat çevresinde ağrılı yumru veya şişlik hissedilmesi de dış hemoroidlerde görülebilir. Birçok kişide bu belirtiler birkaç gün içinde kaybolur.

İç Hemoroid belirtileri?

            Makatın iç tarafında oluşan basur türü olarak tanımlanabilen iç hemoroid, çoğunlukla ağrıya yol açmaz. Genellikle gözle görülemeyecek bir noktada oluşan damar şişmeleri, bu bölgede sinirlerin yoğun olmamasından dolayı hastalar tarafından çoğu zaman hissedilmemektedir. Bu anlamda, iç hemoroidin en önemli belirtisi ağrısız kanamalardır. Dışkıda parlak kırmızı kan görülmesi, tuvalet kağıdına lekelenme şeklinde kan olması, makattan basur memesinin dışarıya doğru sarkması belirtiler arasında görülür. Genellikle sarkık olmayan iç hemoroidler ağrılı değildir ancak sarkmış iç hemoroid ağrıya ve rahatsızlığa neden olabilir.

            İç Hemoroidler Dokuların Sarkma Seviyesine Göre Dörde Ayrılır. 

Evre 1: Dokular dışkılama sırasında makat içinde hareket halinde olsa da eski haline dönmektedir. Hafif kanamalar dışında sıklıkla semptom göstermezler. 

Evre 2: Bu evrede dokular hastaların dışkılama sırasında ıkınması nedeniyle dışarı çıkmakta fakat dışkılama sonrasında içeri girmektedir. Hastalarda, küçük kanamalar ve dışkılama sonrası hafif ağrı gibi belirtiler görülmektedir. 

Evre 3: Dışkılama sırasında makat dışına çıkan hemoroid memesi dışkılama sonrasında ancak elle müdahale ile içeri girebilmektedir. Kanama ve kaşıntıların yanı sıra memelerin dışarıda kalması sonucunda ıslaklıklar da görülmektedir. Dışkılama esnasında ve sonrasında ağrı hissi olabilir. 

Evre 4: Hemoroid evreleri arasında en şiddetli ağrı ve kanamaların görüldüğü bu evrede hemoroid memesi olarak da bilinen hemoroid pakeleri makattan dışarı çıkmakta ve elle müdahale edildiğinde dahi içeri girmemekte veya tekrar dışarı çıkabilmektedir. Bu evrede yoğun kanama, kaşıntı, ağrı ve akıntı görülebilmektedir.

Ne Zaman Doktora Gidilmeli?

            Makatta oluşan kanama, anal fissür, perianal fistül, kolon ve rektum kanseri gibi nedenlerle de oluşabilir. Makattan gelen taze ve parlak kırmızı renkte olan kanamanın neden kaynaklandığı ancak hekim kontrolüyle anlaşılabilir. Bu yüzden kanama şikayeti olan kişilerin hekime başvurması son derece önemlidir. Evde uygulanan tedaviye rağmen 1 haftadan uzun süren ağrılarda, ağrı ve şişlik şiddetleniyorsa, evde tedavi yöntemleri ile (topikal merhemler) şişen damarlar 4-7 gün arasında normale dönmüyorsa, makattan gelen kanamalarda görülen kan rengi değiştiyse (koyu kırmızı veya parlak kırmızı gibi), dışkı renginde değişiklik varsa (koyu kahverengi, bordo veya siyahsa) profesyonel tedavi yöntemleri için bir hekime başvurmanız gerekebilir. 

            Yaygın olarak görülen basur belirtileri kolon ve rektum kanseri gibi bazı önemli hastalıkların belirtileri ile benzerdir. Dışkılamayla alakalı olmayan makattan kanama, dışkının normalden daha ince (örneğin bir kalemden daha geniş olmayan şekilde) çıkması, karında şişkinlikle birlikte ishal durumu mevcutsa ancak yine de dışkılamada zorluk oluyorsa, dışkı siyah renkteyse, makat bölgesinde hassas olmayan şişlikler varsa vakit kaybetmeden bir genel cerrahi hekimine başvurmak gerekmektedir.

Risk Faktörleri

            Kronik kabızlık, hemoroidin en önemli tetikleyicilerinden bir tanesidir. Kabızlık, uzun süre tuvalette kalmaya ve karın içi basıncını aşırı derecede arttıracak şiddetli ıkınma durumlarına neden olarak hemoroid oluşumu için önemli bir risk faktörü oluşturur. Risk faktörlerinden bir diğeri ise obezitedir. Aşırı kiloların insan vücudu için zararlı olduğu gibi obezite hastalarında da hemoroid riskinde artış ile karakterize olduğunu ifade edebiliriz. Gebelikte de artmış karın içi basınç nedeniyle hemoroid riskinde artış görülmektedir. Katı gıdaların sık tüketimi, aşırı alkol alımı ve asitli içecek tüketimi, acı ve baharatlı yiyeceklerin sık tüketimi de hemoroid hastalığını tetikleyen unsurlardan bazılarıdır. Uzun süreli oturmayı ya da hareketsiz ayakta durmayı gerektiren meslekler de hemoroid hastalığı için risk faktörleri arasındadır. Bu konularda dikkatli olunduğu takdirde hastalık riski de en aza indirgenmiş olacaktır. Aynı zamanda düzenli hekim kontrolleri ile birlikte risk durumu hakkında daha detaylı bilgi alınabilir ve erken teşhis için harekete geçilebilir.

Tanısı Nasıl Koyulur?

            Hemoroid problemi yaşayan kişilerin çoğunluğu, doktora gitmekten çekinir. Bu yüzden hastalar, çevresinden duyduğu, basur kremi ya da hemoroid ilacı kullanarak rahatsızlığını gidermeye çalışır. Hemoroid kanaması gibi yaygın görülen basur belirtileri varlığında, doktor tavsiyesi olmaksızın hemoroid kremi kullanılması, hastalığın tedavi sürecinin uzamasına ya da altta yatan farklı hastalığın geç tanı almasına yol açabilir. Hemoroid rahatsızlığı için kişinin bir genel cerrahi uzmanına başvurması gerekmektedir. Ayrıntılı bir tıbbi muayene yapılması, hekiminizin etkili bir tedavi yöntemi planlamasına yardımcı olur. Hekim, öncelikle kişinin öyküsünü dinler ve ardından fizik muayenesini yapar. Dış hemoroid varlığında parmakla muayene ile tanı hızlıca koyulabilir. İç hemoroid tanısı içinse kolonoskopi adı verilen ucunda kamera bulunan alet yardımıyla kalın bağırsak ve rektumun incelenmesi gerekebilir. Elde edilen bulguların sonucunda tanı koyulur.

Ne İyi Gelir?

            Hemoroid yaşam kalitesini olumsuz olarak etkileyen önemli bir rahatsızlıktır. Bu rahatsızlığın tedavisi için hastalar farklı nedenlerle hekime gitmeye çekinir. Bunun sonucunda hastalık ilerleyebilir ve tedavi süreci doğru orantılı olarak uzar. Hastalığın erken aşamasında bol sıvı tüketimi, zeytinyağlı ve lifli yemeklerle beslenmek, ağrı kesici fitil ve kremler etkili olabilir. Ayrıca sıcak su banyosu olarak ifade edebileceğimiz banyo esnasında duş başlığını makat bölgesine tutarak yapılan sıcak su masajı ile ödemli ve ağrılı olan hemoroidlerde rahatlama sağlanabilinir. Bu hastalık, kişiye rahatsızlık vermediği sürece tedavi gerektirmese de ilerlemiş vakalarda farklı ilaç ve cerrahi yöntemlerle tedavi uygulanmalıdır. İlaç tedavisi sürecine ek olarak doğal tedavi yöntemlerinden de faydalanmak mümkündür. Ancak bitkisel ilaç ve çayları medikal tedavi yöntemleriyle birlikte kullanmadan önce olası etkileşimin önüne geçilmesi için mutlaka bir hekime danışılması gerekir.

            Hemoroid hastalığının yarattığı yakınmaların giderilmesi için yapılması gerekenlerin başında beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesi gelir. Basur tedavisini desteklemek için posalı, lifli besinlerin tüketilmesi, sebze-meyve tüketimi, doğal probiyotik kaynağı olan yoğurt ve kefir tüketimi, bol su ve sıvı tüketimi oldukça önemlidir. Fiziksel açıdan aktif olmak, düzenli yürüyüş ve egzersiz yapmak basurun iyileşmesinde etkilidir. Bunların yanında tuvalet ihtiyacının ertelenmemesi de son derece önemlidir. Bu yüzden kişi, dışkılama ihtiyacı hissettiği anda tuvalete gitmelidir. Dışkı ihtiyacının ertelenmesi, dışkının sertleşmesine yol açarak bir sonraki tuvalet ihtiyacında zorlanmalara neden olabilir.

Önlemek İçin Neler Yapılmalı? Nelerden Kaçınılmalı?

            Hemoroid tedavisi sırasında kullanılan yaşam tarzındaki değişiklik yöntemleri aynı zamanda hemoroidin önlenmesinde de yardımcı olur. Yiyeceklerin sindirim sisteminden geçişini kolaylaştıran lifli gıdalara öncelik verilmesi önemlidir. Bunun için sebze, meyve, kepekli tahıllar, fındık, kuruyemiş, tam buğday, nohut, fasulye ve baklagillerden yararlanılabilir.  Daha fazla su içmek kabızlığı önler ve bağırsak hareketlerinde zorlanma riskini azaltır. Günde en az 6-8 bardak su ve alkol içermeyen sıvıları tüketmek yumuşak dışkılamak için gereklidir. Lifli meyve ve sebzelerde de bu durumda yardımcı olabilecek su mevcuttur. Fiziksel aktiviteler hem vücudun hareketliliğini arttıracağı hem de sağlıklı bir kiloyu korumaya yardımcı olacağı için hemoroid riskini azaltır. Tuvalete ihtiyaç anında oturmakta gecikmemek önemlidir, uzun süre beklememek, dışkılama ihtiyacını ertelememek gerekir. Uzun süre tuvalette oturur pozisyonda kalmak da hemoroid riskini arttırıcı bir harekettir ve kaçınılması gerekir.

Tedavisi

            Hemoroid hastalığı, hastalığın türüne uygun olarak çeşitli yöntemlerle tedavi edilmektedir. Bu yöntemler arasında medikal ilaçlar, kremler ve cerrahi operasyonların yanı sıra hastaların yaşam tarzlarında yapacakları değişiklikler de bulunmaktadır.Dış hemoroid tedavisi genellikle belirtilerin şiddetine göre şekillenmektedir. Şiddetli ağrı ve kanama görülmeyen hastalarda bu belirtiler kendi kendine yok olabilmektedir. Bu nedenle semptomlara göre tedavi planı oluşturulmalıdır. Erken dönem hastalarda ise öncelikle hemoroide neden olan rahatsızlıkların giderilmesi amaçlanmaktadır.

İlaç Tedavisi

            Başlangıç evresindeki hemoroid hastalığının ilaçla tedavisi mümkündür. Tedavide genellikle kremler ve fitiller kullanılmakla birlikte ve hap formlarını içeren ilaçlar da mevcuttur. İlaçların düzenli kullanımıyla başarılı sonuçlar elde etmek mümkündür. Erken dönemde ilaç tedavisinden başarılı sonuçlar elde edilebilir ancak ilerlemiş hastalıklarda ilaçlar herhangi bir şekilde fayda sağlamayacaktır. Bu durumlarda cerrahi tedavi yöntemlerini uygulamak gerekmektedir.

Ameliyatsız Tedavi

            Lastikle boğma (Bant Ligasyon): Bu yöntemde lastiğin anoskop olarak adlandırılan ve makat içine sokulan ışıklı bir alet ile lastik bandı kaydırarak hemoroid damarına yerleştirilmesi işlemidir. Böylelikle o hemoroid (basur) damarı boğulmuş olur, çürür ve 5-7 gün içinde bant kendiliğinden düşer. Birinci, ikinci ve bazen üçüncü evredeki hemoroidlerin tedavisinde tercih edilebilir. Makat kanalı içinde sinirden yoksun olan bölüme uygulanan boğma tedavisi, ağrısız bir işlemdir. Bant işleminin makat çıkışına yakın bir bölüme uygulanması durumunda hasta işlem sırasında şiddetli ağrı hisseder.

            Skleroterapi (iğne ile kurutma): Birinci ve ikinci evre veya bant yerleştirilemeyecek kadar küçük hemoroidlere uygulanan bu teknikte, hemoroid memesine bir kimyasal madde enjekte edilir. Ameliyatı kaldıramayacak derecede düşkün olan ve yaşlı hastalarda tercih edilebilen bir yöntemdir. Hemoroid (basur) memesini besleyen damarlarda büzüşme sağlanarak, orada yeni bir damar şişmesi, çatlaması ve genişlemesi engellenmiş olur.

            Lazer tedavisi: Hemoroid tedavisinde kullanılan en yaygın yöntemlerden birisi olan lazer tedavisinde hemoroid damarının içerisine lazer probu ile girilerek verilen lazer ışını ile hemoroid damarında büzüşme sağlanır. En etkili tedavi yöntemlerinden birisidir ve lokal anesteziyle muayenehane şartlarında gerçekleştirilebilmesi ve işlem sonrası günlük yaşantıya hemen dönülebilmesi nedeniyle sıklıkla tercih edilen yöntemler arasındadır.

Cerrahi Tedavi

            Hemoroid tedavisinde hastalığın ilerleme seviyesine göre en etkili tedavi şekli klasik cerrahi yöntemidir. Sıklıkla üçüncü ve dördüncü evre hemoroidler için tercih edilen cerrahi yöntem, genel anestezi veya belden iğneyle yapılan epidural/spinal anestezi ile uygulanır. Genişlemiş veya sarkmış hemoroid damarları cerrahi yöntemle kesilerek çıkartılır. Açık veya kapalı teknik olarak adlandırılan yöntemlerle kesilen doku sonrası kalan yara açık bırakılır veya emilebilen dikişlerle kapatılır.

            Bu geleneksel yöntemlerin yanı sıra hemoroidin çıkarılmasında stapler kullanılan longo yöntemi operasyonlardan bir tanesidir. Bu yöntemde makattan sarkan hemoroid memesinin sinir uçlarının yoğun olmadığı bir bölgede kesilmesi ve bu bölgenin daha yukarı bir seviyeye doğru normal haline getirilmesi amaçlanmaktadır.

            Hemoroid operasyonu sonrasında, erken dönemde bir miktar ağrı ve kanama görülmesi doğaldır. Bu ameliyatın iyileşme sürecinin parçasıdır. Ancak uzun vadede hemoroidin tekrar ortaya çıkmaması için, duruma neden olan kabızlık, aşırı kilo gibi durumlardan kaçınmak gereklidir.

Önerilen Makale ==> https://atasehircerrahi.com/hemoroid-doktoru/?preview_id=2650&preview_nonce=64412117c7&preview=true&_thumbnail_id=2651

İlgili Yazılar

Takip Et

913BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
41AboneAbone Ol

Basında Biz

Cerrahlar bir araya geldi. Prof.Dr.Ahmet Ziya Balta

25. Selı̇m Anorektal Hastalıklar Kursu Zonguldak’ ta Yapıldı...Türk Kolon ve Rektum Cerrahisi Derneğinin (TKRCD) 25.sini düzenlediği Selim Anorektal Hastalıklar Kursu 24 Kasım’da Zonguldak Bülent Ecevit...

Gebze Medar’dan Doç.Dr.Balta Obezite Cerrahisini Anlattı

Günümüzün geleceğin en önemli rahatsızlıklarından biri olan obezite Kocaeli TV ekranlarında yayınlanan sağlık ve yaşam programı Yaşama Dair’de konuşuldu. Gebze Medar Hastanesi'nde görev yapan...

Kasık Fıtığı Neden Oluşur? Belirtileri Nelerdir?

Kasık fıtığı nedir?Karın içi organların (özellikle barsaklar) kasık bölgesindeki zayıf noktalardan dışarı doğru çıkmaya çalışması sonucunda oluşan şişliklere kasık fıtığı denir. Karın içi organlara...

Dikkat! Kasık fıtığı ihmale gelmez!

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Sultan Abdulhamid Han E.A.H Genel Cerrahi-Bariatrik ve Metabolik Cerrahi Uzmanı Ahmet Ziya Balta kasık fıtığı ile ilgili bilinmesi gerekenleri aktardı.Kasık fıtıkları erkeklerde...

Kasık fıtığı tedavisi ihmal edilmemeli

Kasık fıtığının erkeklerde kadınlara oranla 8 kat fazla görüldüğünü dile getiren Genel Cerrahi Bariatrik ve Metabolik Cerrahi Uzmanı Ahmet Ziya Balta, kasık fıtığı ile...

Son Yazılar

Merhaba!
Muayene ve Bilgi için Ulaşıyorum.