fbpx

D Vitamini Ve Obezite

D VİTAMİNİ VE OBEZİTE

    Obezite, tüm dünyada var olan beslenmeye dayalı en yaygın sağlık problemidir. Obezitenin birçok hastalıkla ilişkili olduğu kanıtlanmıştır. Beslenme bozukluklarımız ve kapalı alanlarda hareketsiz yaşam biçimimiz, günümüzde obezitenin artmasına ve D vitamini seviyesinin azalmasına sebep olmaktadır. D vitamini yetersizliği de obezite gibi tüm dünyada yaygındır.

    Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) 2016 verilerine göre yetişkinler arasında kilolu birey oranı % 39, obez birey oranı % 13’tür. Dünya nüfusunun 1/3’ünden fazlası da orta düzeyde D vitamini yetersizliğine maruz kalmaktadır . Ülkemizde ise D vitamini eksikliği oranının % 51,8 ; D vitamini yetersizliği oranının ise % 20,7 olduğu tespit edilmiştir.

     Günümüzde obezite çeşitli sağlık sorunları ve vücutta D vitamini eksikliğine sebep olurken; vücut ağırlığındaki % 3-5 oranındaki azalma obez hastaların yaşadığı birçok sağlık sorununda iyileşmeyi ve beraberinde D vitaminin seviyesinde de artışı sağlar.

     Düşük D vitamini ile obezite arasında etkileşim bulunmaktadır. Obez bireylerde D vitamini alımının yetersiz olması, normal ağırlıktaki bireylere göre daha kapalı giyinmeleri , dışarı daha az çıkmaları nedeniyle D vitamini sentezinin daha az olmasına sebep olur. Obez hastalarda yağ kütlelerinin fazla olması nedeniyle D vitamini depolanma oranı yüksektir. Bunun neticesi olarak da vücuttaki D vitamini biyoyararlılığının düştüğü görülmüştür.

     D vitamini hemen hemen tüm organlarda birçok işlevi desteklemek için gereklidir . Diğer vitaminlerden farklı olarak vücutta hormon görevi görür. Vücuttaki her hücrenin bir D vitamini reseptörü vardır.

       D vitamini, D vitamini reseptörlerine bağlanarak aktivite gösteren kemik metabolizması ve kalsiyum dengesinde kilit rol oynayan yağda eriyen bir vitamindir. D vitamini, metabolizmada başta kemik ve iskelet sistemi olmak üzere birçok önemli fonksiyona sahiptir. Kalsiyum ve fosfor metabolizmasında rol alarak, kalsiyum ve fosforun bağırsaklardan emilimini sağlar. D vitamini birçok hastalık ve kanser türüne karşı koruyucu etkilere sahiptir. Gelişme  döneminde  güçlü kemikler ve dişlerin oluşumuna  yardımcı olur. Çocuklarda görülen bir kemik hastalığı olan raşitizmi önler. İleri yaşlarda ise vücuttaki kalsiyum ve fosfor miktarını düzenleyerek sağlıklı kemikleri destekler ve korur. Kalsiyum ile birlikte alındığında, D vitamini yetişkinlerde osteomalaziyi (kemik yumuşaması) ve yaşlı kişilerde osteoporozu önleyebilir.

     D vitamini, kemik sağlığını geliştirmenin yanı sıra, bağışıklık ve kardiyovasküler hastalık, diyabet, kronik böbrek hastalığı gibi hastalıklarda da rol oynar . Birçok çalışma, düşük D vitamini düzeyine sahip hastaların, enfeksiyonların olumsuz sonuçları açısından daha fazla risk altında olduğunu göstermiştir.

D vitamini eksikliğinin bazı belirtileri şunlardır:

-Sürekli yorgunluk hissi 

-Kemiklerde ve kaslarda kronik ağrı

-Düşük bağışıklık ve sık hastalanma

-Depresyon eğilimi

-Yavaş iyileşen yaralar veya morluklar 

-Saç dökülmesi

D Vitamini Kaynakları

       Normal koşullarda D vitamininin %90-95 kadarı güneş ışınlarının etkisi ile sentez edilir. Morina balığının karaciğer yağı, D vitamini bakımından oldukça zengindir. Bununla beraber, diğer yağlı balık türleri(somon, uskumru, sardalya vb.), süt, yumurta sarısı, tereyağı, tatlı patates, yulaf, brokoli, maydanoz,yosun ve mantar gibi besinler yüksek miktarda D vitamini içerir. Ancak hiçbir gıda maddesi günlük D vitamini ihtiyacını karşılayacak oranda vitamin ihtiva etmez .En önemli kaynak güneş ışınlarının etkisiyle sentezlenen D vitaminidir 

D Vitamini ve Obezite İlişkisi

     D vitamini ise yağda eriyen bir vitamin olduğu için vücutta daha çok yağ dokularında depolanır. Vücudumuzda ki yağ D vitamininin yaklaşık % 60’ını içerebilmektedir. Verdiğimiz her bir kilo ile  vücut ağırlığında ve yağ kütlesi yüzdesindeki azalma , dolaşımdaki D vitamini seviyesini arttırmaktadır. Aldığımız her kiloyla vücut yağının artması ile D vitaminini vücudumuzda depolanması artmakta ve biyoyararlılığı azalmaktadır.

     Obezite D vitamini yetersizliğine sebep olurken, D vitamini yetersizliği de ağırlık artışına neden olabilmektedir. Araştırmalarda 20-40 yaş arası obez ve aşırı kilolu kadınlarda 6 hafta boyunca 50.000 IU/w dozlarla D vitamininin genel takviyesi yapıldı. Araştırma sonucunda ortalama vücut kitle endeksi, ağırlık ve bel çevresinde önemli ölçüde azaldığı ve D vitaminin, kontrol grubuna kıyasla önemli ölçüde arttığı tespit edildi.

       Diğer bir çalışmada bu teoriyi destekliyor gibi görünüyor. Çalışmada, kadınlara 12 hafta boyunca her gün 1000 IU (25 mcg) D vitamini veya plasebo verildi. Çalışmanın sonunda, D vitamini grubundaki kadınlar, plasebo grubundakiler için yaklaşık 0,5 kg ile karşılaştırıldığında 2,7 kg yağ kaybetti. D vitamini grubundaki kadınlar ayrıca plasebo grubundaki kadınlara göre 1.4 kg daha fazla kas kazandılar. Yine de bel çevresinde veya toplam vücut ağırlığında önemli bir değişiklik olmadı. D vitaminin vücuda birçok faydasının yanında kilo vermeye etkisi ile ilgili araştırmalar sürmeye devam ediyor.  

       Vücut yağ kütlesi fazla olan bireylerin, ağız yoluyla D vitamini eklemesi alması ve daha uzun süre güneşe maruz kalması gerekmektedir. Araştırmacılar obez bireylerde, günlük D vitamini alımının obez olmayan bireylerden 2-3 kat daha fazla olması gerektiği söylenmektedir.

         Vücutta tokluk hormonu olarak bilinen leptin düzeyinin obezlerde fazla olması da D vitamininin vücutta yapımını engellemektedir. D vitamini için  tahlillerinde kanda 30 ng/ml’nin altı D yetersizliği olarak kabul edilirken ideal kan düzeylerinin 50-80 ng/ml düzeylerinde olması istenir. Bu değerlerin altında olan obez bireylerin doktor kontrolünde günlük 1500-2000 ünite kadar ilave D vitamini kullanması tavsiye edilmektedir.


Kaynakça:

-esearchgate.net/profile/Suleyman-Gorpelioglu/publication/269973745

-Daniel, Hardigan, Bray, Penzell, ve diğerleri Savu, 2015; Merino,

Gregorio, Sampaio, Sanchez, ve diğerleri Risopatron, 2017; Park ve diğerleri,

2018; Pereira-Santos ve diğerleri, 2015; Vanlint, 2013

-ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC6071442/

-ncbi.nlm.nih.gov/22998754

-dergipark.org.tr/tr/download/article-file/33985

İlgili Yazılar

Takip Et

913BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
41AboneAbone Ol

Basında Biz

Cerrahlar bir araya geldi. Prof.Dr.Ahmet Ziya Balta

25. Selı̇m Anorektal Hastalıklar Kursu Zonguldak’ ta Yapıldı...Türk Kolon ve Rektum Cerrahisi Derneğinin (TKRCD) 25.sini düzenlediği Selim Anorektal Hastalıklar Kursu 24 Kasım’da Zonguldak Bülent Ecevit...

Gebze Medar’dan Doç.Dr.Balta Obezite Cerrahisini Anlattı

Günümüzün geleceğin en önemli rahatsızlıklarından biri olan obezite Kocaeli TV ekranlarında yayınlanan sağlık ve yaşam programı Yaşama Dair’de konuşuldu. Gebze Medar Hastanesi'nde görev yapan...

Kasık Fıtığı Neden Oluşur? Belirtileri Nelerdir?

Kasık fıtığı nedir?Karın içi organların (özellikle barsaklar) kasık bölgesindeki zayıf noktalardan dışarı doğru çıkmaya çalışması sonucunda oluşan şişliklere kasık fıtığı denir. Karın içi organlara...

Dikkat! Kasık fıtığı ihmale gelmez!

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Sultan Abdulhamid Han E.A.H Genel Cerrahi-Bariatrik ve Metabolik Cerrahi Uzmanı Ahmet Ziya Balta kasık fıtığı ile ilgili bilinmesi gerekenleri aktardı.Kasık fıtıkları erkeklerde...

Kasık fıtığı tedavisi ihmal edilmemeli

Kasık fıtığının erkeklerde kadınlara oranla 8 kat fazla görüldüğünü dile getiren Genel Cerrahi Bariatrik ve Metabolik Cerrahi Uzmanı Ahmet Ziya Balta, kasık fıtığı ile...

Son Yazılar

Merhaba!
Muayene ve Bilgi için Ulaşıyorum.