fbpx

Kıl Dönmesi (Plonidal Sinüs) Nedir? Neden Olur? Tedavisi

Kıl Dönmesi Nedir?

            Pilonidal sinüs, kuyruk sokumu bölgesinden çıkan ya da bu bölgeye sırt bölgesinden taşınan kılların cilt altında gömülmesiyle ilerlemesi ve burada birikerek iltihap oluşturmasına bağlı kronik bir rahatsızlıktır. Pilonidal sinüs, Latincede kıl anlamına gelen pilus ve yuva anlamına gelen nidus kelimelerinin birleşiminden oluşturulmuştur. 

Neden Olur?

            Vücutta ense ve sırt bölgesinden dökülen kılların, kuyruk sokumu bölgesinde cilt üzerinden girerek cilt altında birikmesi ve sonrasında burada bir kist halini alarak iltihaplı duruma gelmesiyle pilonidal sinüs hastalığının oluştuğu fikri günümüzde sıklıkla kabul gören bir düşüncedir. Önceleri bu hastalığın doğumsal olarak genetik faktörlerle oluştuğu düşünülmekteydi. Buna karşın, aşırı kıllı olmak, sert ve kaba saçlara sahip olmak gibi vücut yapısını ilgilendiren bazı faktörler kıl dönmesi oluşumunda rol oynamaktadır. 

Belirtileri Nelerdir?

            Kıl dönmesi yavaş ve sinsi bir şekilde ilerleyen bir hastalıktır. Oluşmaya başladığı anda şikayet vermeyip kendini belli etmeyebilir. Hastalar uzunca bir süre aylar hatta yıllar boyunca hastalığı farketmeden yaşayabilir. Ne zaman kuyruk sokumu bölgesinde oluşan deri altındaki kist iltihaplanmaya başlarsa kıl dönmesi şikayetleri başlar. Başlangıç aşamasında kuyruk sokumu üzerinde oturmakla artan ağrı şikayeti sıklıkla mevcuttur. İltihaplanma başladıktan sonra akıntı şikayeti başlar. Kötü kokulu bazen de kanlı olabilen akıntı mikroplarla etkilenirse koyu sarı-yeşil renkli irin akıntısı halini alabilir. İltihapla birlikte ağrı kişinin günlük yaşamını etkileyecek derecede şiddetlenir ve kızarıklık, şişlik gibi şikayetler de görülebilir. Kuyruk sokumunda kaşıntı da kıl dönmesinin belirtileri arasındadır.

Ne Zaman Doktora Gidilmeli?

            Kuyruk sokumunda oluşan şişliği hastalar sivilce  gibi düşünerek bazen yanlış bölüm ve doktorlara gidebilmektedir. Kıl dönmesi hastalığı kendi kendine iyileşebilen bir hastalık değildir ve tedavisi için mutlaka cerrahi işlem uygulanmalıdır. Bunun için muhakkak bir genel cerrahi doktoruna gidilmelidir. Kuyruk sokumunda oturmakla artan ağrı, iç çamaşırını kirleten kötü kokulu akıntı, kuyruk sokumunda uzun süreli devam eden kaşıntı ve şişlik şikayetleri mevcut olduğunda bir genel cerrahi hekimine muayene olmak gerekmektedir.

Risk Faktörleri

            Sıklıkla yirmili yaşlarda görülen kıl dönmesi hastalığı, erkeklerde kadınlara oranla 4 kat daha fazla görülür. Aşırı kıllı vücut yapısına sahip olmak, kalça arası oluğun dar ve derin olması, aşırı terleme ve kuyruk sokumu bölgesinin hijyeninin yeterli olarak sağlanamaması bu hastalık için riskler arasındadır. Şoförler, sekreterler, banka memurları, ofis çalışanları gibi özellikle oturur pozisyonunda çalışarak mesleğini icra edenlerde sıklıkla görülebilmektedir. Ayrıca obezitenin de her hastalıkta olduğu gibi kıl dönmesinde de bir risk faktörü olduğ bilinmektedir.

Tanısı Nasıl Koyulur?

            Kuyruk sokumu bölgesinde akıntı, ağrı, şişlik ve kötü koku durumunda doktora başvurmak gereklidir. Bir genel cerrahi hekimi tarafınca yapılacak fizik muayene ile kolaylıkla teşhis edilir. Kuyruk sokumu bölgesine bakıldığında kalçalar arası oluk çizgisinde küçük delik ya da delikler, şişlik görülebilir. Tanı için herhangi bir tetkik ya da teste gerek yoktur. Ancak ilerlemiş kıl dönmesi hastalığı, bu bölgede ciltte tutulum yapan sistemik hastalıklarla, makat fistülü ile karışabileceği ve buna göre tedavi yöntemleri değişeceği için bu durumlarda ayrıntılı bir muayene gerekebilir. 

Ne İyi Gelir?

            Kıl dönmesi hastalığı başladığında işlem yapılmadan kendiliğinden gerilemesi genellikle görülmez. Bu yüzden bölgenin bakımı oldukça önemlidir. Her gün sıcak suyla duş alınması ve çamaşırların sık sık değiştirilmesi bölgenin hijyenini korumak açısından gereklidir. Ayrıca bölgenin tüy dökücü kremler, spreyler veya lazer epilasyonla kıllardan uzak tutulması, bölgenin terden uzak tutulması gerekmektedir.

Kıl Dönmesi Apsesi

            Kıl dönmesi hastalarının yaklaşık yarısı doktora kıl dönmesi apsesi nedeniyle başvururlar. Bu dönemde, hastalarda oturmaya dahi müsaade etmeyen çok şiddetli ağrı, kızarıklık ve şişlik şikayeti mevcuttur. Apse müdahale edilmeden kendiliğinden boşalırsa iltihaplı akıntı da görülür. Hastalar apse gözlenmesi durumunda mutlaka hiç vakit kaybetmeden doktora başvurmalıdır. Bu aşamada hastalığı bir sivilce gibi düşünerek yapılan sıkarak boşaltma gibi eylemler bölgedeki enfeksiyonun şiddetini daha da arttırabilir ve istenmeyen sonuçlara neden olabilir. Hekim kontrolünde muayenehane veya ameliyathane şartlarında yapılan apse boşaltılması işlemi dahi yüksek oranda tekrarlama riskine sahiptir.

Önlemek İçin Neler Yapılmalı Nelerden Kaçınılmalı

            Aşırı kıllı bir vücut yapısına sahip bu hastalık için bir risk faktörü olduğundan bu bölgeyi tüysüz tutmak önemlidir. Tüy dökücü krem ve spreylerle düzenli aralıklarla bu bölgenin kıl kontrolü sağlanabilir. Ancak en nihai sonuç, hastalığın tekrarlama ihtimalinin yüksek olmasından da kaynaklı olarak lazer epilasyon işlemi ile sağlanabilmektedir. Kuyruk sokumuna yapılan epilasyon amaçlı lazer ile hastalığın iyileşmesi değil ancak tekrarını engellemek amaçlanır. Yaşam koşulları ile alakalı alınacak tedbirler arasında, uzun süreli oturmaktan kaçınmak, aşırı kilo durumu varsa kilo vermek, bölgede terleme var ise sık banyo yaparak bölge hijyenini sağlamak ve kuru tutmak yer alır.

Tedavisi

            Kıl dönmesi hastalığı, kendiliğinden iyileşebilen bir hastalık değildir. Bu yüzden tespit edildiğinde tedavi planlanması gerekir. Eğer ihmal edilirse, hastalıklı alan zamanla büyür ve genişleyerek, ameliyatta daha fazla dokunun kesilmesini mecbur bırakabilir. Kıl dönmesinin temel tedavisi ameliyat ile hastalıklı bölgenin kesilerek çıkarılmasıdır. Bazı uygun hastalarda lazer ile ya da çeşitli kimyasal maddelerle cerrahi dışı yöntemler de uygulanabilir.

İlaç tedavisi

            Kuyruk sokumunda gözlenen kıl dönmesinde ilaç tedavisinin hastalığın ortadan kalkmasına faydası olmadığı bilinmektedir. Ancak apse gözlenmesi durumunda antibiyotik kullanımı gerekir. Apsenin öncelikle cerrahi olarak boşaltılması ve ardından antibiyotik kullanımı ile yapılacak cerrahi işleme kadar gelişen iltihabi durum ortadan kaldırılır. Bazı hastalarda kıl dönmesi başlangıcında sadece antibiyotik tedavisi yeterli olabilir. 

Ameliyatsız Tedavi

            Kıl dönmesi tedavisinde ameliyatsız yöntemler, kolay uygulanabilir olması, maliyetinin daha az olması, işlem sonrası günlük yaşantıya devam edilebilmesi, işe dönüş süresinin daha kısa olması, tekrar tekrar kolaylıkla uygulanabilir olması ve kozmetik açıdan yara izinin çok az olması nedeniyle kullanımı son zamanlarda artan tedavi yöntemleridir.

            Kristalize veya sıvı formda fenol, gümüş nitrat gibi kimyasal maddeler ve fibrin yapıştırıcılar aracılığıyla muayenehane şartlarında yaklaşık 15 dakika içerisinde uygulanabilecek yöntemler mevcuttur. Lokal anestezi sonrası kuyruk sokumu oluğundaki kıl dönmesi deliğinden kist içerisine girilerek, kist içerisindeki kıl yumağı ve doku artıkları temizlendikten sonra bu kimyasal maddeler kist içerisine verilerek kistin büzüşmesi ve kapanması amaçlanır. Bu yöntemlerle, yaklaşık 3-4 hafta süre içerisinde ikincil iyileşme olarak tabir ettiğimiz kist boşluğunun çevre dokular tarafından doldurularak iyileşmesi ve kıl dönmesi kistinin tedavisi sağlanır. İyileşme oranları cerrahi uygulamalarla oldukça yakın seviyede olduğundan günümüzde sıklıkla tercih edilen, maliyeti yüksek olmayan yöntemler arasında olduklarını ifade edebiliriz.

            Maliyeti nispeten diğer yöntemlere oranla yüksek olan lazer tedavisinde yine aynı mantıkla önce kist içeriği ve kıllar temizlenir. Ardından lazer ışığı vasıtasıyla kist kanalı yakılarak kapatılır. İşlem sonrası ağrı çok düşük seviyededir ve hastalar hemen ertesi gün işe geri dönüş sağlayabilirler. Kolay uygulanabilir olması ve yüksek başarı oranları nedeniyle ideal tedavi yöntemleri arasındadır.

            Endoskopik sinüs tedavisinde, 5 mm’lik endoskop ile kist açıklığından kıl dönmesi kanalına girlir. Fırça ya da özel aletler yardımıyla kıl yumağı ve doku artıkları temizlenir. Ardından kist kanalının yakılması için lazer tekniği ile birleştirilebilir. Diğer yöntemlere kıyasla, ağrı, enfeksiyon, yara yerinde ayrışma oranları daha düşüktür. 

Cerrahi Tedavi

            Günümüzde artık ameliyatsız yöntemlerin sıklıkla tercih edildiğini ifade etmiştik. Ancak komplike hastalıklarda ya da ameliyatsız yöntemlerin uygulanamayacağı şartlarda geleneksel cerrahi yöntemler halen geçerliliğini korumaktadır. Ancak cerrahi sonrası iyileşme süreci değişiklik gösterebilir. 

            Cerrahi tedavinin temelinde hastalıklı dokunun etrafındaki sağlam doku sınıırıyla kesilip çıkarılması esas alınır. Yara yeri dikilerek kapatılabilir, böylelikle hızlı bir iyleşme sağlanması amaçlanır ancak bu yöntemde nüks riskinin yüksek olduğu bilinmektedir. Hastalıklı doku kesilip çıkarıldıktan yara yerini açık bırakmak da mümkündür. Bu yöntemde iyileşme süresi haftaları hatta ayları bulabilir, ancak nüks oranı diğer cerrahi yöntemlere oranla daha düşüktür. Flep yöntemi denilen doku kaydırma yöntemlerinde, farklı bölgeden sağlam dokular kaydırılarak hastalıklı dokunun çıkarıldığı alana dikilir. Bu yöntemde ana esas, hastalığın meydana deldiği kuyruk sokumu oluğundaki orta hattı kenarlara kaydırmaktır. Nüksetme riski daha düşüktür ancak kesi izi çok daha büyük olacağından kozmetik açıdan dezavantajlı görülür.

İlgili Yazılar

Takip Et

913BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
41AboneAbone Ol

Basında Biz

Cerrahlar bir araya geldi. Prof.Dr.Ahmet Ziya Balta

25. Selı̇m Anorektal Hastalıklar Kursu Zonguldak’ ta Yapıldı...Türk Kolon ve Rektum Cerrahisi Derneğinin (TKRCD) 25.sini düzenlediği Selim Anorektal Hastalıklar Kursu 24 Kasım’da Zonguldak Bülent Ecevit...

Gebze Medar’dan Doç.Dr.Balta Obezite Cerrahisini Anlattı

Günümüzün geleceğin en önemli rahatsızlıklarından biri olan obezite Kocaeli TV ekranlarında yayınlanan sağlık ve yaşam programı Yaşama Dair’de konuşuldu. Gebze Medar Hastanesi'nde görev yapan...

Kasık Fıtığı Neden Oluşur? Belirtileri Nelerdir?

Kasık fıtığı nedir?Karın içi organların (özellikle barsaklar) kasık bölgesindeki zayıf noktalardan dışarı doğru çıkmaya çalışması sonucunda oluşan şişliklere kasık fıtığı denir. Karın içi organlara...

Dikkat! Kasık fıtığı ihmale gelmez!

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Sultan Abdulhamid Han E.A.H Genel Cerrahi-Bariatrik ve Metabolik Cerrahi Uzmanı Ahmet Ziya Balta kasık fıtığı ile ilgili bilinmesi gerekenleri aktardı.Kasık fıtıkları erkeklerde...

Kasık fıtığı tedavisi ihmal edilmemeli

Kasık fıtığının erkeklerde kadınlara oranla 8 kat fazla görüldüğünü dile getiren Genel Cerrahi Bariatrik ve Metabolik Cerrahi Uzmanı Ahmet Ziya Balta, kasık fıtığı ile...

Son Yazılar

Merhaba!
Muayene ve Bilgi için Ulaşıyorum.